97

Bizim için çeşitli kapılar var. İstediğimiz kapıdan gireriz. Bize karışmak istersen edepli olmaya bak. İbrahim
Havas Hazretleri, başından geçen bir vakıayı şöyle anlattı: “Bir çölde birkaç gün kaldım. Orada kimseyi görmedim. Biraz yürümek istedim, bir yere vardım, beni bir korku tuttu. Oracıkta aniden bir genç adam gördüm. Ayakta duruyordu. Hayret ettim. Sonra aramızda şu konuşma geçti:
- Nerelisin?
- O!
- Nereye gidiyorsun?
- O!
Bunun üzerine ona şöyle dedim: - Eğer söylediğin gerçekse varlığını O'na feda et.
Bu sözüm üzerine bir bağırış bağırdı; sonra düştü. Yanına vardığımda ölmüştü. Ondan ayrıldım. Biraz taş vs. bulup dönecek, onu gömecektim. Geldim, yerinde bulamadım. O anda gizli bir nida işittim: ‘İbrahim, senin aradığın o zatı ölüm meleği de aradı, bulamadı. Cennet de ona talip oldu, bulamadı. Ateş de istedi, bulamadı.’ O sese gönlümü verdim: - Nerede? diye sordum; şu nidayı duydum: - Güçlü padişahın otağında; ırmaklar akan cennetlerde.”
{ Abdulkadir Geylani (ks) }